Etkinlik Tarihi: 10 Temmuz 2026
AB'ye üyelik müzakereleri yeniden canlandırılmalı
“Türkiye’nin AB’ye tam üye olarak katılım müzakereleri ‘uzatım’ müzakerelerine dönüşmemeli. Üyelik müzakereleri yeniden canlandırılmalı ve Türkiye'nin katılım sürecine somut ve yeni bir perspektif kazandırılmalı”
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye’nin AB’ye tam üye olarak katılım müzakerelerinin ‘uzatım’ müzakerelerine dönüşmemesi gerektiğini belirterek, “Üyelik müzakereleri yeniden canlandırılmalı ve Türkiye'nin katılım sürecine somut ve yeni bir perspektif kazandırılmalı” değerlendirmesinde bulundu.
Avdagiç, İTO’nun hibrit olarak düzenlenen temmuz ayı Meclis Toplantısı’nda, iş dünyasının gündemine ilişkin görüşlerini paylaştı.
GÜMRÜK BİRLİĞİ'NDE GÜNCELLEME BEKLİYORUZ
Konuşmasında Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilere dikkat çeken İTO Başkanı Avdagiç, “Dünya son derece zorlu ve belirsizliklerle dolu bir dönemden geçerken, AB-Türkiye ilişkileri yeniden dizayn edilmeli” çağrısında bulundu. Avdagiç, bu çerçevede atılması gereken adımlara ilişkin ise şunları söyledi: “Başlangıç olarak Gümrük Birliği'nin güncellenmesinde, ekonomik ve ticari entegrasyonun derinleştirilmesinde, vize serbestliği sürecinde kalan kriterlerin tamamlanmasında ivedi adımlar atılmasını, mevcut adımların da hızlandırılmasını bekliyoruz.”
Türkiye’nin AB’ye katılım sürecine yeni bir perspektif kazandırılması gerektiğini belirten Avdagiç, “Türkiye’nin AB’ye tam üye olarak katılım müzakereleri ‘uzatım’ müzakerelerine dönüşmemeli. Üyelik müzakereleri yeniden canlandırılmalı ve Türkiye'nin katılım sürecine somut ve yeni bir perspektif kazandırılmalı. Bu perspektif AB yapısında öğütülen ülke anlayışından AB kimliğine kendi varlığıyla değer katan ülke anlayışına’ geçilmesi olmalı” diye konuştu.
3 TEMEL DÖNÜŞÜM ALANI ÖNE ÇIKIYOR
Türkiye'nin önündeki stratejik vizyonun inşasında 3 temel dönüşüm alanının öne çıktığını belirten Avdagiç, bunları ‘jeostratejik konumun jeoekonomik güce dönüşmesi, üretim ekonomisinin teknoloji ekonomisine evrilmesi ve transit ülke kimliğinin karar verici merkez ülke konumuna taşınması’ olarak sıraladı.
Sanayi politikasının bu dönüşümün en kritik ayağını oluşturduğunu vurgulayan Şekib Avdagiç, “AB ile daha güçlü ekonomik entegrasyon için Türkiye'nin orta-yüksek ve yüksek teknoloji üretimine odaklanan daha seçici ve stratejik bir sanayi yapısına evrilmesi gerekiyor. Bunu başarmamız halinde sanayi yalnızca büyümenin motoru değil, aynı zamanda jeopolitik etkinliğin üretildiği bir alan haline gelecektir" dedi.
Küresel ekonomide değer oluşturmanın giderek teknoloji, veri ve kritik üretim kabiliyetleri etrafında şekillendiğine dikkat çeken Avdagiç, Türkiye'nin de bu alanlarda yukarı yönlü bir sıçrama gerçekleştirmesinin yapısal bir zorunluluk olduğunu kaydetti.
KÜRESEL EKONOMİ KALICI BİR BELİRSİZLİK REJİMİNE YERLEŞTİ
Konuşmasında dünya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmeleri de değerlendiren Avdagiç, “Küresel ekonomi yılın ikinci yarısına girerken artık tekil krizlerin açıklayamadığı, daha kalıcı ve katmanlı bir belirsizlik rejiminin içine yerleşmiş görünüm sergiliyor. Artık mesele krizlerin olup olmaması değil, krizlerin ekonomik sistemin doğal bir bileşeni haline gelmiş olmasıdır” dedi.
Enerji piyasalarının bu dönüşümün merkezinde yer aldığını belirten Avdagiç, Hürmüz Boğazı çevresindeki jeopolitik risklerin petrol ve doğalgaz fiyatlarını arz-talep dengesinin ötesinde doğrudan risk primi üzerinden belirlenen bir yapıya taşıdığını, bunun enerji fiyatlarında yeni bir taban oluşmasına yol açtığını kaydetti.
FİYATLAMA DAVRANIŞLARINDA KADEMELİ NORMALLEŞME
Son üç yıldır uygulanan Enflasyonla Mücadele Programı'nın önemli kırılganlıkları ortadan kaldırırken anlamlı bir dengeleme etkisi de ürettiğini vurgulayan Avdagiç, para politikasındaki sıkı duruşun iç talep kaynaklı enflasyonist baskıların hızını yavaşlattığını, fiyatlama davranışlarında kademeli bir normalleşme eğilimi oluşturduğunu kaydetti.
Avdagiç, finansal istikrar tarafında risk primindeki gerileme ve portföy akımlarındaki dengelenmenin programın dış kırılganlıkları azaltıcı etkisini güçlendirdiğini belirterek, bu kazanımların kalıcı hale gelmesinin para politikasının yanı sıra mali disiplin ve yapısal reformlarla desteklenmesine bağlı olduğunu ifade etti.
PARA POLİTİKASINDA ERKEN GEVŞEME ALANI SINIRLANIYOR
Merkez Bankası'nın sıkı duruşunu korumaya devam ettiğini belirten Şekib Avdagiç, “Dünyada enflasyon risklerinin yeniden yukarı yönlü hareket etmesi, küresel finansal koşulların uzun süre sıkı kalma ihtimali ve kur üzerindeki baskı, para politikasında erken gevşeme alanını sınırlıyor. Enflasyondaki düşüş seyri ise TCMB'ye faiz indirimi konusunda alan açıyor" dedi.
Türkiye'nin artık yalnızca Doğu ile Batı arasında bir geçiş hattı olmadığını vurgulayan Avdagiç, “Türkiye aynı zamanda bu akışların hızını, maliyetini ve yönünü etkileyen bir ekonomik merkezdir. Bu vizyon, coğrafyayı pasif bir avantaj olmaktan çıkarıp ekonomik ve siyasi kararları şekillendiren aktif bir güce dönüştürecektir” değerlendirmesinde bulundu.
15 TEMMUZ’DA ASIRLIK MİLLİ MÜCADELE RUHUMUZUN YENİ BİR DESTANI YAZILDI
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10. yıl dönümüne ilişkin olarak Şekib Avdagiç, Türk halkının 15 Temmuz gecesi, işgalci küresel güçlere karşı asırlık Milli Mücadele ruhumuzun yeni bir destanını yazdığını kaydetti. Avdagiç, “O gece halkımız, aynı zamanda Türkiye’nin bir müstemleke ekonomisine çevrilmesine izin vermedi” dedi.
Başkan Avdagiç, “FETÖ darbe girişiminin üzerinden tam 10 yıl geçti. Ve biz her yıl bu olayı aynı öfke, aynı bilinç ve aynı karşı koyuş ruhuyla anıyoruz. Anıyoruz ki, bundan sonra hiçbir güruh, hiçbir hain oluşum; böyle bir ihanete cesaret edemesin istiyoruz” diye konuştu. Avdagiç, vatan, millet ve manevi değerlerimiz uğruna canlarını veren bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize şifa diledi.
SAHNE XL’YE REKOR ZİYARETÇİ
Şekib Avdagiç, girişimcilikte dünyanın en iyi 3. startup merkezi seçilen ve bu yıl kuruluşunun 10. yıl dönümü kutlanan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nin (BTM) 2026’daki ilk Sahne XL etkinliğine rekor sayıda ziyaretçi katıldığını belirtti. Avdagiç, şöyle devam etti: “’Türkiye’ye Değer’ mottosuyla yaptığımız Sahne XL, bir kez daha, şu ana kadar ortaya koyduğumuz gayretin ülkemize değdiğini gösterdi. Çünkü etkinlikte 12 girişimci sahnede projelerini anlatırken, 35’ten fazla girişim de stantta, ziyaretçilerle buluştu. Beni çok sevindiren şu oldu: Toplam 47 girişim de ülkemizin başarması gerektiği alanlarda yoğunlaşmıştı. Girişimcilerimiz elektronik üretim altyapılarından yapay zeka destekli otomasyona, yapay zekâdan finansal teknolojilere kadar geniş bir alanda çözüm geliştirmişler. Verimlilik artışı, dijital dönüşüm, veri güvenliği, sürdürülebilirlik ve erişilebilirlik gibi alanlarda yenilikçi yaklaşımlar ortaya koymuşlar. Ayrıca bu yıl ziyaretçi sayısı olarak da yeni bir rekora imza attık. Ekosistem içinde yer alan 1.743 ziyaretçi etkinliğe kayıt yaptırdı, 1.000’i aşkın davetli katıldı. Yapay zeka üzerine ufuk açan paneller düzenledik. İlgi had safhadaydı. Geleneksel medya ve sosyal medya üzerinden eş zamanlı olarak yürütülen etkinlik iletişimimiz, toplamda 2.5 milyondan fazla erişim aldı.”
İŞ DÜNYASINI YENİ UFUKLARA TAŞIYACAK NESİLLER YETİŞTİRİYORUZ
İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin, İstanbul Ticaret Odası’nın en büyük sosyal sorumluluk projesi olduğunun altını çizen Şekib Avdagiç, “2001’de 73 öğrenci ile başlayan yolculuğumuz, Allah’a şükür 10 bini aştı. Çeyrek yüzyıldır, ehliyetli, bilgili, vatan ve millet için çalışmayı en büyük şiar edinen gençler yetiştiriyoruz. 25. yılımızı 25 bini aşan mezun sayımızla kutluyoruz. 21 Temmuz’daki mezuniyet törenimizle, mezun sayımız 30 bine yaklaşacak. Şundan eminim, kimsenin de kuşkusu olmasın: İş dünyasının üniversitesi, iş dünyasını yeni ufuklara taşıyacak nesilleri yetiştiriyor” dedi.