Etkinlik Tarihi: 13 Mart 2026

'Sanayi sıçraması' yapacak potansiyele sahibiz

İTO Başkanı Şekib Avdagiç: "Erken sanayisizleşme tuzağına düşmemeliyiz"

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye’nin ‘erken sanayisizleşme’ tuzağına düşmeden sanayi ekosistemini yeniden tasarlaması gerektiğini belirterek, ülkenin yalnızca sanayi merdivenlerini tırmanmakla kalmayıp bir ‘sanayi sıçraması’ gerçekleştirebilecek potansiyele sahip olduğunu söyledi. Avdagiç, bu sayede Türkiye’nin küresel üretim zincirinde orta halkada sıkışmadan daha üst basamaklara yükselebileceğini ifade etti.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, “Erken sanayisizleşme tuzağına düşmeden Türkiye’nin sanayi ekosistemini mutlaka muhafaza etmeli, yeniden tasarlamalı, güçlendirmeliyiz. Türkiye bunu yapacak güçte. Türkiye olarak sanayi merdivenlerini çıkmanın ötesine geçip bir ‘sanayi sıçraması’ yapacak potansiyele sahibiz. Böylece küresel üretim zincirinin orta halkasında sıkışıp kalmaktan kurtulup daha üst sıralara çıkabiliriz” dedi.

Avdagiç, İTO’nun mart ayı Meclis Toplantısı’nda, Türkiye’nin sanayileşme vizyonundan bölgesel ve küresel gelişmelere kadar kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ekonomisinin orta vadeli büyüme performansına ilişkin Avdagiç, “Türkiye ekonomisinin orta vadeli büyüme performansının sürdürülebilirliği için katma değerli üretim ve ihracat temelli bir büyüme kompozisyonunu güçlü şekilde tahkim etmemiz gerekiyor” diye konuştu.

Sanayileşme vizyonuna değinen Avdagiç, bu çerçevede ‘erken sanayisizleşme’ tuzağına düşmeden ‘Türkiye sanayi ekosistemi’ni yeniden tasarlamamız gerektiğini, Türkiye olarak sanayi merdivenlerini çıkmanın ötesine geçip gerçek anlamda bir ‘sanayi sıçraması’ yapacak potansiyele sahip olduğumuzu kaydetti.

Avdagiç, bunu yapmaya da ihtiyacımız olduğunu, ancak böylece küresel üretim zincirinin orta halkasında sıkışıp kalmaktan kurtulup ilk sıralara çıkılmasının mümkün olacağını kaydetti.

TÜRKİYE DOĞRU ADIMLAR ATIYOR

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısına ve bölgesel gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şekib Avdagiç, “28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’ı bombardımanıyla bölgemizde yeni bir savaşın fitili ateşlendi. Gücü elinde tutanlar, hiçbir hukuk kuralı tanımıyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın riyasetinde Türkiye’nin ilk günden beri aldığı vaziyeti, sorunları suhuletle çözüme kavuşturma çabalarının önemli olduğunu vurgulayan Avdagiç, “Türkiye bir yandan bölgesinde çıkan ateşi söndürmeye çalışıyor, diğer yandan bu ateşin kendisine sıçramaması için ‘doğru, kararlı ve soğukkanlı adımlar’ atıyor” açıklamasını yaptı.

Avdagiç, Türkiye’nin son 20 yılda savunma sanayinde elde ettiği mesafenin öneminin bir kez daha anlaşıldığını, ülkemizin bu gücü ve köklü diplomasi geleneğiyle coğrafyamızda bir istikrar ve barış adası olduğunu kaydetti.

ASKERİ KRİZ DEĞİL JEOPOLİTİK SINAV

Enerji piyasalarındaki gelişmelere de dikkat çeken Avdagiç, “Önce İsrail saldırganlığı, ardından İsrail ve ABD’nin başlattığı savaş sebebiyle Orta Doğu’da artan gerilim, enerji piyasalarında hızlı bir reaksiyona neden oldu. Petrol fiyatlarının yeniden yükseliş eğilimine girmesi küresel enflasyonu yeniden tartışmaya açtı” dedi.

Avdagiç, savaşın boyutlarına ilişkin şu açıklamayı yaptı: “Genel tabloya bakıldığında bu savaş yalnızca askeri bir kriz değildir. Aynı zamanda enerji güvenliği, küresel ekonomi ve büyük güç rekabetinin kesiştiği bir jeopolitik sınavdır. Bu nedenle savaşın seyri yalnızca Orta Doğu’nun değil, dünya ekonomisinin ve uluslararası sistemin yönünü de belirleyecek.”

BÖLGESEL DENGEYİ KORUYAN AKTÖRÜZ

Türkiye’nin jeopolitik konumunu değerlendiren Avdagiç, şunları kaydetti: “Türkiye, ne yazık ki dünya jeopolitik risk haritasının tam da merkezinde yer alıyor. Üç tarafımızda sıcak savaş ya da çatışma ortamı devam ediyor. Dolayısıyla, dünyadaki birçok ülkeye göre jeopolitik risklerden kaçınılmaz olarak daha fazla etkilenebiliyoruz.”

Başkan Avdagiç, Türkiye’nin bölgesel rolüne ilişkin ise şunları söyledi: “ABD ve İsrail’in komşumuz İran’a karşı yürüttüğü savaşta Türkiye, bölgesel dengeyi koruyan bir aktör rolü oynuyor. Türkiye’nin hem Batı hem de Doğu ülkeleriyle köklü ilişkilere sahip nadir ülkelerden biri olması, bu rolün etkinliğini önemli ölçüde artırıyor. Yine bu özelliği, Türkiye’yi satranç tahtasında bir taş değil, dengeyi kuran oyuncu pozisyonuna taşıyor.”

Avdagiç, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, Hariciyemizin, kısaca ‘Türkiye aklının’ ortaya koyduğu yaklaşımın, ülkemizin çıkarlarını en üst düzeyde koruyan bir yaklaşım olduğunu belirtmeliyim. Ülkemizin bu coğrafyanın kadim ve belirleyici bir aktörü olarak uyguladığı politikayı, iş dünyası olarak takdirle ve soğukkanlılıkla izliyoruz” açıklamasını yaptı.

EKONOMİYİ ŞEKİLLENDİRECEK 3 SORU

Avdagiç, enerji fiyatlarının seyri ile birlikte küresel finansal koşullar ve iç talepteki dengelenmenin hızının; yılın geri kalanında ekonomik görünümü şekillendiren faktörler olacağını söyledi.

Avdagiç, ekonomik görünümü belirleyecek üç temel soruya da dikkat çekerek, şunları kaydetti: “Üç soruya; yani birincisi enflasyonun düşüş hızının korunup korunamayacağı, ikinci olarak enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin maliyetler üzerindeki etkisi ve üçüncüsü para politikasının ne ölçüde sıkı kalacağı sorularına verilecek cevaplar, bizim için çok önemli. Bu üç faktörün seyri, Türkiye ekonomisinin 2026 yılındaki büyüme ve istikrar dengesini belirleyen temel parametreler olacak.”

ÜNİVERSİTEMİZİN EĞİTİM KALİTESİ TESCİLLENDİ 

İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin, Yükseköğretim Kalite Kurulu YÖKAK’tan, 5 yıl süreyle tam akreditasyon alan 6 üniversiteden biri olduğu müjdesini veren Avdagiç, “Böylece İstanbul Ticaret Üniversitemizin eğitim kalitesinin yüksekliği ve uluslararası rekabet gücü YÖKAK tarafından da tescil edildi. Üniversitemizin Mütevelli Heyetini, Rektörümüzü ve akademisyenlerimizi bu başarılarından dolayı kutluyorum. Bizi alıştırdıkları muvaffakıyetlerin artarak devamını diliyorum” dedi.

DİJİTALLEŞME VE YAPAY ZEKA TOPLANTISINA DAVET 

İTO’nun yapay zeka ve iş dünyası ilişkisini hızlandırmak amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyen Başkan Avdagiç, Meclis Üyelerine şu davette bulundu: “Mayıs 2026’da ‘Üretken Yapay Zekânın İş Dünyasına Etkileri: Rekabet, Verimlilik ve Gelecek’ başlıklı bir konferansın hazırlıkları içindeyiz. Bu bağlamda 26 Mart 2026 tarihinde ‘Dijitalleşme ve Yapay Zekâ: Veriden Değer Üretmek’ temalı lansman programını yapacağız. Hepinizi bu toplantıya bekliyoruz.”

AB İLE TİCARET TÜRKİYE İÇİN VAZGEÇİLMEZ 

Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilere de değinen İTO Başkanı Şekib Avdagiç, “Avrupa Birliği’nin sanayisini korumak amacıyla açıkladığı ‘Made in EU’ programına ilişkin taslakta Birliğin anlaşması bulunan ticaret ortaklarını da çerçeveye dahil edeceğine yönelik mesajını memnuniyet verici buluyoruz. Ticaret Bakanlığımızın AB ile yakın diyaloğunun sonucunda oluşan Türkiye ile mevcut Gümrük Birliğinin anılan politika çerçevesi içinde tanınmasını olumlu görüyoruz” dedi.

Avdagiç, şunları söyledi: “AB ile ticaret, Türkiye için vazgeçilmez karakterini koruyor. Dolayısıyla bu pazarın ihtiyaçlarına yönelik yüksek teknolojili yeni tedarik üssü olma hedefini, dış ticaret politikasının odağı haline getirmek zorundayız. Türkiye olarak bu konudaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bu yeni gelişmeler, ‘Türkiye aleyhine rekabet avantajı oluşturma’ riskini ortadan kaldıracaktır. AB ile yürütülen gerçekçi, yapıcı ve sonuç alıcı çalışmaları için Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”

BİZİ HER KRİZDEN ÇIKARTACAK BİR İŞ DÜNYAMIZ VAR 

Ramazan ayında iş dünyasıyla aktif iletişim içinde olduklarını, iftar ve sahur programlarında bir araya geldiklerini belirten Şekib Avdagiç, bu toplantılara ilişkin iki tespitini şöyle aktardı: “Birincisi; iş dünyamız Ramazan ayını en iyi şekilde idrak edip, başta yardımlaşma ve dayanışma olmak üzere Ramazan’ın gereklerini en üst seviyede yerine getiriyor. Bu beni, geleneksel ve kültürel kodlarını muhafaza eden iş dünyamızın geleceği adına umutlandırdı. İkincisi; tüm toplantılarımızda iş dünyası, kendi sorunlarını veciz, anlaşılır ve doğru üslupla ifade etmekle yetinmiyor, çözüm yolları da üretiyor. Dolayısıyla karşı karşıya kaldığımız her krizden bizi çıkartacak bir iş dünyasının olduğunu görmenin güvenini yaşadım”